ABD’deki Dünya Nüfus Sayacı bugün 6.5 milyarı gösterdi. Her yıl bir Türkiye nüfusu kadar insanın eklendiği Dünya 2012�de 7 milyar olacak.
ABD’de dünyadaki nüfus artışını sembolik olarak sayan Dünya Nüfus Saati, bugün sabaha karşı 6.5 milyarıncı bebeğin dünyaya geldiğini ilan etti. ABD Nüfus İdaresi tarafından işletilen saat, doğum ve ölümlerin zaman içindeki net farkından yola çıkarak tahmini bir hesap uyguluyor.
Ünlü 18’inci yüzyıl düşünürü Thomas Malthus, gelecekte nüfus artışının kontrolden çıkacağını ve yiyecek bulunamadığı için açlıklar yaşanacağını öngörmüştü. Malthus’un bu öngörüyü yaptığı 1798 yılında küresel nüfus 1 milyar civarındaydı.
Bugünse 6.5 milyar olan dünya nüfusunun sadece küçük bir kısmı bolluk ve refah içinde yaşarken, büyük bir bölümü karnını ancak doyuruyor veya aç kalıyor. Çocuk ölümleri, AIDS ve tarım alanlarının tahribi birçok gelişmekte olan ülkede insanların yaşamını zorlaştırıyor. Dünyada milyonlarca insan günde 1 dolardan daha az kazanıyor, yine de üremeye devam ediyor.
Bundan ikibin yıl önce, Hz. İsa’nın doğduğu kabul edilen Milat yılında dünya nüfusu 300 milyondu. M.S. 1500 yılında ise tam iki katına çıktı. Dünya nüfusundaki artışın kilometre taşı olarak, Endüstri Devrimi’ni temsilen 1750 yılı kabul ediliyor. Refahla beraber düşen ölüm oranının da yardımıyla bu tarihten sonra 1900’e kadar hızla artan dünya nüfusu 1.7 milyar oldu. 1960’ta 3 milyar, 1980’de 4.5 milyar, 1993’te 5.5 milyar, 1999’da da 6 milyar oldu. 1995-2000 yılları arasında küresel nüfus artışı yılda 78 milyon olarak gerçekleşti. Diğer bir deyişle dünyaya her yıl bir Türkiye ekleniyor.
NÜFUS ARTIŞI NASIL HESAPLANIYOR?
Dünya nüfus saati saniyede 4.1 kişinin doğduğunu ve 1.8 kişinin öldüğünü varsayıyor. Önceki istatistikler dikkate alınarak hazırlanan söz konusu hesaplamalar tahmini ve hata marjinine yer veriyor.
Uluslararası nüfus uzmanları küresel nüfus artışının son 10 yılda önceki onyıllara göre hafif bir düşüş gösterdiğini düşünüyor. Buna göre, dünya nüfusunun en hızlı arttığı 1965-1970 aralığında yüzde 2.1 olan artış, son yıllarda yüzde 1.1’e düştü. Bunda Çin ve Hindistan’ın nüfus artışlarını kontrol altında almak için başlattıkları kampanyaların büyük payı var. Buna ek olarak, gelişmekte olan ülkelerde doğum kontrolü yaygınlaştı ve artan bilinçle aileler eskisine oranla daha az çocuk yapıyorlar.
Bugün bazı ülkelerde ailelerin birden az çocuğu oluyor ve böylece nüfusların artış eğrileri görece bir düşüş gösteriyor. Örnek olarak, Japonya, eski Sovyet cumhuriyetleri ve Avrupa toplumlarında nüfus yaşlanıyor. Ancak, bu ülkelerdeki yaşlanma, Yemen gibi bir annenin ortalama 7 çocuk yaptığı ülkelerin yanında cüzzi kalıyor. Bugün hala en hızlı üreyen ülkeler en fakirleri; Afrika, Ortadoğu ve Hindistan.
2045’TE 9 MİLYAR
Tahminlere göre, dünya nüfusu 2012’de 7 milyara ulaşacak. 2045’te ise 9 milyar olacak. Bir diğer gelişmede dünya nüfusundaki kentleşme. İnsanlar kentleştikçe doğum oranı düşüyor; toprakla bağı kesilen ailenin kol gücüne ihtiyacı azaldığından çocuk sayısı da azalıyor. BM tahminlerine göre, 1950’de küresel nüfusun yüzde 30’dan azı kentlerde yaşarken, 2007’de yarısından fazlası kentleşmiş olacak. Bu da nüfus artışının bir nebze azalması demek.
Dünya nüfusu arttıkça, Malthus’un beslenme ve sağlık gibi temel ihtiyaçlarının nasıl karşılanacağı sorusu dayeniden gündeme geliyor. Örneğin, Bangladeş gibi bir toplum şimdiden alarm veriyor. Küresel ısınmayla sular altında kalacak verimli tarım arazileri Bangladeş gibi kıyı toplumlarının işini iyice zorlaştıracak.
2050’den sonra küresel nüfusun yüzde 80’i Afrika ve Asya’da olacak. Gelişmekte olan ülkelerde, örneğin Norveç, İsveç gibi, yaşlı nüfusu gençlerin iki katı olacak.
Kaynak: ntvmsnbc.com