PLC-2
.PLC’NİN DOĞUŞU VE GELİŞİMİ
Programlanabilir kontrolörler 1960’lı yılların sonlarına doğru otomobil endüstrisinde elektro mekanik kontrol düzenlerinin yerine, programlanabilir kontrol sistemlerinin kullanılmasıyla gelişmeye başlamıştır. İlk olarak 1968 yılında, General Motors firmasının hydramatic bölümünün, esnek olmayan, maliyeti yüksek, röleli denetim sistemleri yerine kullanılabilecek bilgisayar temelli, esnek ve endüstrideki mühendisler tarafından kolayca programlanabilecek ve bakımı yapılacak bir denetim sisteminin tasarımına kadar geri gider. Bu çalışma sonucunda tasarlanan denetleyici, sadece açma ve kapama işlemleri yapabilen bir yapıya sahiptir. Bu denetleyiciden sonra PLC çalışmaları hız kazanmış ve aşağıdaki özelliklere sahip sistemler geliştirildi.
1. Yeni kontrol sistemi röleli sistem ile parasal olarak rekabet edebilmeli.
2. Sistemin bir endüstri ortamında taşınabilir olması.
3. Giriş ve çıkış ara birimleri kolaylıkla sisteme uygulanabilmeli ve değiştirilebilmeli.
4. PLC modüler formda dizayn edilebilmeli, böylece bu modüler yapı kolayca değiştirilebilmeli ve onarılabilmelidir.
5. Uygulayıcı ortamdaki merkezi sisteme aktarılabilmeli.
6. Sistem değişik uygulamalar için tekrar kullanılabilir olmalı.
7. Programlama metodu çok kolay ve anlaşılabilir olmalı.
8. Tesis çevresinde daha güvenilir olmalı.
Endüstride programlanabilen proses kontrol uygulamalarında, PLC’ler, analog işaretler ile kolaylıkla bir ara birim kurma yeteneğinde olmalıdır. Endüstriyel ortamda, bir prosesi denetlemek amacıyla bir çok PLC ağ (network) şeklinde birbirine bağlanabilir.
1976’da ana PLC’den birkaç yüz metre uzakta, bir iletişim ağı üzerinden kontrol edilebilen çok sayıdaki giriş-çıkış uçlarının bulunduğu raflar, uzaktan kontrolü mümkün kılmıştır. 1977 yılında da Amerika’da Allen Bradley firması temelinde mikroişlemci bulunan PLC’yi tanıtmıştır. Bu PLC, bir 8080 mikroişlemci tabanlı olmakla birlikte, lojik komutlarını yüksek hızda elde etmek için ekstra işlemciler kullanılmıştır.
1980’lerde de, küçük kontrolörler için pazar büyümüştür. Bu sürede Japon firmaları, mevcutlarından çok daha ucuz ve küçük olanlarını tanıtmıştır. Bu, işleme endüstrisi ve imalattaki potansiyel kullanıcıları bütçesine uygun programlanabilir kontrolörleri getirmiştir. Bu artışla da çalışma randımanı artmış, maliyetler daha da düşmüştür.
Aşağıda PLC’lerin endüstrideki yaygın uygulama alanlarından bazıları görülmektedir:
• Otomobil endüstrisinde; üretim tezgahlarının kontrolünde, malzeme taşıma, yükleme ile sevk işlemlerinde, robot mekanizmalarının kontrolünde.
• Metal endüstrisinde; malzemelerin taşınması, döküm ve dilme işlemlerinin kontrolü, fırınların kontrolü, malzemelerin paketlenmesi...
Başa dön