kalkaner | | Tarih: 17.11.2006, 01:27 Mesaj konusu: barışın sultanı | |
| BARIŞIN SULTANI
Her ne kadar tarih ilerlemiş ise de her zaman geçmişten geleceğe açılan kapı olmuştur. İslam tarihinin doğduğu dönemde yani Efendimizin(s.a.v) yaşadığı dönem Müslümanların ve bütün insanlığın yaşamı için büyük bir toplumsal hayat örneği sergiler.
Peygamber Efendimiz daha ilahi vahiyleri almadan önce bile toplum içinde en çok sevilen ve güvenilen insandı. herkes an ufak bir problemini çözmek için ona giderdi.o dönemdeki kabileler arasındaki münaşakaları dahi o çözüme kavuştururdu. Bu yüzdendir ki ona Muhammedül emin demişlerdi. Her zaman iyinin, doğrunun, adaletin yanında olmakla her kesin güvenini tekrar tekrar kazanmıştı.
Peygamber olduğu günden vefat ettiği güne kadar geçen zamanı düşünürsek; efendimiz hep iyiliğin barışın yanında olmuş ve hiçbir insanı üzecek tek kelime dahi söylememiştir. O hem bir komutan hem bi, devlet reisi, hem de bir baba idi. Efendimiz bütün hayatı boyunca hem Müslümanlara hem de diğer insanlara mutlu ve huzurlu bir yaşam sürmeleri için bir modeldir. 15 asır önce olduğu gibi bugün de onun bırakmış olduğu sünneti medeniyetler üstü bir dünya görüşü sunmuştur bize. Bu görüş islamdır, teslimiyet ve kurtuluştur.
Birkaç örnek ile Hz. Peygamberin özünü Kur’an dan ve Rahman’dan aldığını barış ve adil yaşamından örnekler vererek daha güzel açıklayabiliriz. Efendimiz daha peygamber olmadan önce Mekkeli kabilelerin hacerül esved taşının yerine konulmasında anlaşmayı sağlayıp kabileleri barıştırması onlar arasındaki bu büyük anlaşmalığı gidermişti.
Yine Efendimiz Taif’e tebliğe gittiğinde müşriklerimn taşlı saldırılarına karşı elini kaldırarak bir kötü söz dahi söylememiştir.
Medine’de Yahudiler ile imzalanan Medine Vesikası adıyla tarihe geçen antlaşma bu manada bir ilktir. Ve Müslüman toplumların hatta bütün dünya toplumları için bir örnek olmaktadır.
Efendimiz savaşlarda kadınlara, -çocuklara,yaşlılara ve esirlere dokunulmamasını emretmiştir. Ve bunlar İslam hukukunda korunma altına alınmıştır. Diğer yandan Efendimiz hiçbir zaman savaştan yana olmamıştır. Bunu önlemek için devlet liderlerine önceden mektuplar göndermiştir.
Efendimiz her ortamda, ailesinde, camide, yolda insanların nasıl daha iyi huzurlu ve adaletli bir ortamda nasıl yasayabileceklerini anlatmıştır. Bunu da Kur’an da bize göstermiş ve sünnet ile bizebizzat yaşayarak göstermiştir. Yani bir kişiyi öldürmek bütün insanlığı öldürmektir derken insan hayatının ne kadar değerli olduğunu anlamamız için yeterlidir.
Sonuç olarak Efendimiz bize hiç tükenmeyecek iki kaynak ile dünyada nasıl daha mutlu ve barış içinde yaşayacağımızı göstermiştir. O iki kaynak Kur’an ve sünnettir. bizim yapmamız gereken onları içinde yaşadığımız şartları da göz önünde bulundurarak barış içinde yaşamaktır.
KADİR KALKAN
-----------------------------------------------------
|
|