 | Elektrotekno.com Elektronik ve Teknoloji Merkezi
| | Yazar | Mesaj | bilgipaylasarakartar | | Tarih: 03.06.2008, 21:45 Mesaj konusu: Elektrikle ilgili buluş hayali:) | |
| Eektrikle ilgili şöyle birşey bulsaydım diye hayal ettiniz mi?
-----------------------------------------------------
|
|
bilgipaylasarakartar | | Tarih: 08.06.2008, 10:29 Mesaj konusu: Deprem-atmosfer-elektrik bağlantısı | |
| Depremleri tahmin etmeye çok yaklaştık
Amerİkan Uzay ve Havacılık Dairesi NASA, depremleri tahmin etme yolunda önemli bir aşamaya gelindiğini duyurdu.
NASA araştırmacıları, "dünyanın atmosferindeki elektrik hareketliliğiyle altındaki yerküre bölgesinde hemen meydana gelen sarsıntılar arasında yakın bir ilişki" saptadıklarını belirttiler. Araştırmacılar, Çin’deki son şiddetli deprem öncesinde de bu tür sinyaller tespit ettiklerini bildirdiler.
İyonosferin rolü
California’daki NASA Ames Araştırma Merkezi’nde görevli fizikçi Minoru Freund, BBC’ye, "Bazı depremlerle deprem öncesi sinyaller arasında açık bir bağlantı kurabileceğimize inanıyorum" dedi. Freund, sağlam bilimsel verilere sahip oldukları konusunda temkinli olduğunu, eldeki bilgileri doğrulamak için bir dizi deney hazırladıklarını sözlerine ekledi.
Atmosferdeki diğer tabakalardan farklı olan iyonosfer, güneşten gelen radyasyona açık olduğu için elektrik yüklü. Uydular birçok kez, deprem bölgelerinin 100 km ve üstündeki atmosfer tabakalarında belli bir hareketlilik saptadı. Bu hareketliliğin en önemlilerinden biri, iyonosferdeki elektron ve diğer elektrik yüklü parçacıkların yoğunluğunda gözlenen değişimler oldu.
İngilizlerle işbirliği
NASA araştırmacılarının erken deprem uyarı sistemi geliştirilmesi konusunda işbirliği yaptığı İngiliz Surrey Satellite Technology kurumunun yetkililerinden Stuart Eves, "Eldeki veriler, teknolojik bakımdan bir eşiği atlamaya çok yaklaştığımıza işaret ediyor" diye konuştu. Ancak Eves, deprem meydana gelmeden, etkisinin ne kadar büyük olacağının ve ne kadar süreceğinin tahmin edilemediğini söyledi.
NASA araştırmacıları, deprem habercisi olarak bilinen faktörlerin de bu sisteme dahil edilebileceği inancında. Bunlar arasında depremin merkezinden çıkan güçlenmiş kızılötesi ışınlarla, düşük frekanslı elektrik ve manyetik alan verilerindeki anormallikler de yer alıyor.
kaynak:hürriyet
|
|
dadas15 | | Tarih: 08.06.2008, 23:46 Mesaj konusu: | |
| yidirimlari bir yere depo edip yil boyunca tukenmez bir kaynak yapmak isterdim....
tabi yapilirmi dersen????
neden olmasin :)
|
|
timpati | | Tarih: 09.06.2008, 04:28 Mesaj konusu: buluş-fikir | |
| elbette ki herşey hayal etmekle başlar, bu konuda insanoğlunun düşüncesine sınır neredeyse getirilemiyor. kaldı ki hayalle o
hayalin gerçekleşmesi arasında;
* tutarlı bir fikir,
* fikrin desteklendiği bilimsel bir teori,
* pratik kulanışlılık,
* gerçekçi maliyet analizi,
* kullanışlılık,
* teknolojik malzemeler,
* epey bir çalışma,
* ...ve finans kaynağı (para)
gereklidir.
sonra atlanmaması gereken en önemli konu "bilgisiz fikrin olmayacağı"dır. bugün gelişkin ülkelerde en pahalı şey "fikir"dir,
yeni ve işe yarar fikirler...
ama bunlar bu memlekette olduğu gibi, kahve (kıraathane) köşelerinde veya "kanki" meclislerinde ayaküstü yapılan "icatlar"
veya "güzel fikirler" değil, paraya dönüşecek veya güç kontrolu sağlayacak bilimsel düşüncelerdir.
nice insan tanıyorum ki, hala bile "çok özel ve gizli" bir icadı olduğunu sanıyorlar. o kadar yeni bir buluş ki bu
akıllarındaki, ne doğru dürüst anlatmak istiyorlar ve zaten ne de doğru dürüst anlatabiliyorlar. çünkü desteklendikleri bir
teori veya teknik yok. yarım yamalak, kulaktan dolma iki bilgi kırıntısıyla dünyayı değiştirebileceğini sananlar çok. belki
aralarında doğrudan fikrin kendisi olmasa da yol açacağı yeni proje düşünceleri açısından çok değerli olanları vardır.
diyelim var, kimin haberi oluyor bundan: kendileri dışında hiç kimsenin! yani akıllarda kalarak çürümeye mahkum işlenmemiş
cevherler belki de.
yanlış anlaşılmasın, ben kimseye fikirlerini yok yere heba edin demiyorum. bunu sizden "çalarak" değerlendirecekler
çıkacaktır elbet, yolunu bulun; siz kazanın, insanlık kazansın. ama dökün ortaya (güvendiğiniz insanlara veya kurumlara),
açıklayın ki o ham madenin fizibilitesi yapılıp bir mücevhere mi dönüşeceği yoksa adi bir taş parçası mi olduğu ortaya
çıksın.
kimseye güvenmiyorsanız, o zaman tekniğinizi ilerletin, fikrinizin bilimsel temellerini oluşturun ve kendiniz çıkarın ortaya.
sadece hayal etmekle kalmayın.
küçük ve özel bir örnek vermek isterim. benim babam yılda bir-iki kitap yazar ama sadece adını koyar, şık, şatafatlı bir ad;
gerisi gelmez.
bu arada gerçekten de ortalıkta, kurum bazında bile çalışan fikir hırsızları var, bazıları fikrin ana üreticisine, ortaya
çıkarılan maddi-manevi getirinin milyonda birini bile çok görür. "olsun, farketmez; sonuçta insanlık kazanır" diyenlere benim
diyecek bir şeyim yok; insanlığın hali ortada çünkü.
bazı yarışmalar düzenleniyor, hatta bunların bazılarını AT yapıyor. yüzlerce proje geliyor ve bir kişiye verilen en büyük
ödül 4000 euro. nice örnek var geçmiş zamanın Tübitak'ıyla ilgili. küsen veya projesini gerçekleştiremeyen insanlarımız
"beyin göçü"yle dışarıya gidiyor ve bir daha da gelmiyorlar. niye gelsinler ki? patent bürolarında çöpe atılan emeklerine mi
yansınlar, işe yarar projelerinin anında çalınıp birilerine satılmasına mı, ellerine bir süslü kağıt parçası tutturulup
"aferin, güzel düşünmüşsün, hadi sana güle güle" denmesine mi?
bir gencimiz (ve ekibi) nanoteknoloji alanında belki dünyayı değiştirecek buluşa imza attığı tarihte (daha geçen ay)
bakanlıktan halka açıklanan "keneden korunma yolu"na bakın: "kırsala çıktığınızda pantolon paçanızı çorabınızın içine sokun".
burada yazılanlar suçlama, karalama değil arkadaşlar, gazetede yayınlanmış, televizyonda çıkmış haber bunlar.
sözün özü hayallerinizin peşinden gidin ama bilimsel yöntemlerle. yoksa hayallerinizle yalnızca kendinizi avutursunuz.
|
|
Erciyex | | Tarih: 26.06.2008, 01:49 Mesaj konusu: | |
| Bence Elektrik için en gerekli buluş Süper İletken olurdu. Dirençi sıfır olan, maliyeti az olan yeni bir madde. Tabii bu gerçekleşmsi zor bir hayal.
|
|
timpati | | Tarih: 26.06.2008, 16:50 Mesaj konusu: super iletken | |
| uğraşılıyor merak etme. (-273C)de yani mutlak sıcaklıkta bütün maddeler süperiletkendir. bu sıcaklık değerini (+20C)lere çekmeye çalışıyorlar. şu an için buna en çok yaklaşan MgB2 (magnezyum diborit) bileşiği ve yanlış hatırlamıyorsam (-40C)lere kadar yaklaşıldı. bu bileşiğin santimetrekaresinden 100.000 (yüzbin) amper geçebiliyor, ısınma-soğutma sorunları olmadan. sayısal değerlerde bazı oynamalar olabilir. meraklısı biraz araştırıp buraya raporlarsa, mutlaka yararlanacaklar çıkar.
|
|
fallout | | Tarih: 21.07.2008, 18:23 Mesaj konusu: | |
| dadas15 yazmış: yidirimlari bir yere depo edip yil boyunca tukenmez bir kaynak yapmak isterdim....
tabi yapilirmi dersen????
neden olmasin :)
japonyada bu tarz bi sistemin kullanıldığını duymuştum. ama ne derece doğrudur bilmiyorum..
|
|
timpati | | Tarih: 21.07.2008, 18:38 Mesaj konusu: yıld | |
| benim bildiğimse yıldırımın çok kısa süreli ve muazzam miktarda akımdan oluşmasından dolayı ne yazık ki şu anki teknolojinin bundan kontrollu olarak yararlanamadığı. paratonerlerle yıldırımın yıkıcı etkisinden bir derece kurtulanabiliyor ama hepsine birden müdahale bana göre doğanın dengesine de zarar verecektir. sonuçlarının enine boyuna tartışılması ve araştırılması gerek. tıpkı yağmur bombalarıyla iklime müdahale edilmesi gibi. birkaç uygulama belki hayat kurtarabilir, kaldı ki bunun yaygınlaşması bizi tabiatla dost yapmaz, kendi emellerimiz uğruna onu için için kemiren bir virüs haline sokar. (matrix filmindeki ifade doğru bence: biz insanlar gerçek virüs (mikrop)leriz aslında)
|
|
|
|