1. GİRİŞ
1.1 Gaz yalıtımlı iletim hatlarının tanımı
YG gaz-yalıtımlı iletim hatları hakkındaki IEC Teknik Raporu IEC 61640 [1], gaz-yalıtımlı metal kapsüllemeli şalt sistemleri hakkındaki uluslararası standart IEC 60517 [2]’nin uygulanamadığı koşullarda kullanılır. Bu koşullar aşağıdaki gibidir:
- YG gaz yalıtımlı iletim hattının tümü veya bir kısmının doğrudan gömülü olduğu yerlerde
- YG gaz-yalıtımlı iletim hattının tamamının veya bir kısmının halk tarafından ulaşılabilecek bir alanda bulunduğu yerlerde
- Gaz yalıtımlı iletim hattının uzun olduğu yerlerde (tipik olarak 500 m veya daha uzun)
Tipik gaz-yalıtımlı iletim hatlarının özellikleri aşağıdaki gibi tanımlanır:
- anma gerilimi 72.5 kV veya üstü,
- alternatif akımlı,
- tek-fazlı kapsüllenmiş,
- katı (esnek değil),
- yerin üstünde, doğrudan gömülü veya tünel içinde tesis edilmiş,
- yatay, dikey veya herhangi bir açıda yerleştirilmiş,
- yalıtım gazı olarak saf SF6 veya SF6’nın azotla karışımını kullanan,
- 500m veya daha uzun,
- trafo merkezlerinde veya iletim şebekesinde, hattın bir kısmını oluşturan iletim sistemi.
GIL’in (Gaz Yalıtımlı Hat) temel yapısı bilinen gaz yalıtımlı şalt tesislerine benzer. Yani yüksek gerilim iletkeni, topraklanmış bir iletken mahfaza içinde kapsüllenmiştir ve iletkenle kapsülleme arası elektriksel yalıtımı sağlamak amacıyla basınç altındaki gazla doldurulmuştur. İletkenler, pozisyonlarını katı mesnet izolatörleri ile korurlar. Her fazın iletkenleri ayrı mahfazalar içinde bulunur (tek fazlı kapsüllenmiş). Isıl genleşme için dengeleme, genellikle iletkenin içindeki kayan kontaklar tarafından sağlanmıştır. Bu noktalarda, uzun GIS (gaz yalıtımlı sistem) baralarında olduğu gibi kapsüllemenin körüklerle genişleyip daralabilmesini sağlayan hareket serbestliği vardır (örnek: tüneller veya kanal tesisleri). GIL, hat boyunca ayrı gaz bölmelerine ayrılmıştır.
GIL boyutları dielektrik, ısıl ve mekanik şartlar ve kısıtlar tarafından belirlenir. İletken ve mahfaza çapları ve kalınlıkları ve gaz kombinasyonu ve basıncı, uygulamadan uygulamaya optimum bir çözüm sunabilmek için değişiklik gösterebilir. Çoğu durumda, boyutları belirlerken dielektrik gereklilikler daha etkin olur ve istenen akım değeri zorlukla karşılaşılmadan elde edilebilir. Daha yüksek değerli devrelerde, ısıl koşullar daha dominant olabilir ve sıcaklıkları kabul edilebilir sınırlar içinde tutmak için daha büyük boyutlar seçilir.